''When you have to shoot, shoot. Don't talk.'' - Tuco

26.12.10

The Boondock Saints - Şehrin Azizleri



Çok uzun bir aradan sonra yeni bir yazıyla karşınızdayım. 22 gün olmuş. Bayağı da olmuş vallahi. Olsun, bu süre zarfında güzel filmler izleme fırsatım oldu ve bunlardan bir tanesini sizlerle paylaşmak istedim. Bugünkü yazımın filmi Türkiye'de Şehrin Azizleri ismiyle giren Boondock Saints.

Amerika'nın Boston şehrinde yaşayan iki dindar İrlandalı Connor ve Murphy MacManus  kardeşler kendilerince bir hayat sürdürmektedirler. Vasıfsız işçiler olarak çalışıp akşamda bir Irish Pub'da çakırkeyf olmaktadırlar. İşte tamda bu anlardan birinde filmimiz olaya girer.

Bara gelen Rus Mafyası üyeleriyle aralarında bir tartışma çıkar ve bu sapasağlam kardeşler hadlerini bildirir. Fakat ertesi sabah Ruslar kardeşleri öldürmek üzere geri döner. Kardeşler bu durumdan da olağanüstü çabalarla kurtulurlar ve bu olay duyulduğunda kahraman ilan edilirler. Daha doğrusu Aziz ilan edilirler. Filmimizn ismi de hem dindar hemde kahraman olmalarından dolayı Şehrin Azizleri.


Bu olayların sonucunda polis ve FBI (Federal Bureau of Investigation) kardeşlerin peşine düşer. İşte burada karşımıza zeki, komik ve homoseksüel dedektif Paul Smecker (William Dafoe) çıkar ki filmin götüren çok önemli etkenlerden biridir.

Fakat filmdeki hırsız polis olayı diğer filmlere göre oldukça farklı. Bunu zaten izleyince çok rahat anlayacaksınız.

William Dafoe

Bu olaylardan sonra kardeşler neden dünyayı pisliklerde temizlemiyoruz diyerek Boston şehrini mafyadan ve bunun gibi her türlü pislikten temizlemeye karar verirler. Bu işlerde yanlarına yakın dostları Rocco'yu (David Della Rocco) alırlar. İlginçtir ki oyuncunun gerçek ismiyle filmdeki ismi aynı.

Krdeşlerin filmdeki ana hedefi Rocco'nun başta bağlı olduğu ancak bir temizlik işi sırasında Rocco'yu elden çıkarmak istedikleri anlaşılınca hedef haline gelen İtlyan Mafyası Yakavetta Ailesi. Zaten filmin büyük bir kısmı bu aile üzerinde dönüyor.


Kardeşlerin ve Rocco'nun mafyanın peşine düştüğünü anlayan Yakavetta Ailesi, eski yıllarda birini ortadan kaldırmak için kullandıkları Il Duce (Dük) ü çağırıyorlar. Ne tesadüf ki tam bu zamanlarda Dük 25 yıldır hapiste olduğu Hoag cezaevinden şartlı tahliye ile çıkıyor.

İşte üstteki resimde gördüğünüz sahenede Dük ile ilk karşılaştıkları sahne. Burada size Dük'ün resmini göstermeyerek bir gizem yaratmaya çalışıyorum ama Billy Connolly oynuyor dersem anlarsınız herhalde.

Ancak Dük ile oldukça ilginç bir tesadüf yaşıyorlar fakat bundan sonrasını anlatmayacağım. Zaten her yazıda filmler hakkında oldukça fazla spoiler veriyorum. Azaltmaya karar verdim.

Sözün özü film izlenmeye değer hatta şiddetle izlenmeli. Çok sağlam. Özellikler çekimler, yaratılan karakterler ve müzikler çok iyi. Büyük ama boş filmlerdense küçük ama dolu filmleri izleyin gözünüz gönlünüz açılsın.

Tabi yönetmen Troy Duffy'nin de hakkını vermeden bitirmeyeyim. Helal olsun.

            

Kardeşlerin finaldeki repliklerini yazarak yazımı bitirmek istiyorum:

"Now you will receive us...!
We do not ask for your poor or your hungry. We do not want your tired and sick. It is your Corrupt we claim...!

It is your evil that will be saught by us. With every breath we shall hunt them down. Each day we will spill their blood till it rains down from the skies...!

Do not Kill...
Do not Rape...
Do not Steal...

These are principles, which every man of every faith can embrace. These are not polite suggestions, these are codes of behavior and those of you that ignore them will pay the dearest cost...!

There are varying degrees of evil. We urge you lesser forms of filth, not to push the bounds and cross over into true corruption, into our domain...!

But if you do you, one day you will look behind you and you will see we three, and on that day, you will reap it. And we will send you to whatever God you wish...!

'...and shepherds we shall be, for thee my Lord for thee, power hath descended forthfrom thy hand, that our feet may swiftly carry out thy command. We shall flow a river forth to thee, and teeming with souls shall it ever be...'
In nomine Patris, et Filii, et Spiritus Sancti..."


İyi seyirler...

6 yorum:

  1. Uzun aralar verme, daha sık bekleriz.

    YanıtlaSil
  2. mümkün oldukça yazacağım. ilgilenip yorum ayzdığınız için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  3. ben de çok beğenmiştim bu filmi ve her karşılaştığımda da izliyorum hala... süper ve ötesi :)

    YanıtlaSil
  4. kesinlikle. ilgilenip yorum yazdığınız için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  5. ilgilenip yorum yazıyorum:) bu filmi bende pek severim hoş yazı olmuş.

    YanıtlaSil