''When you have to shoot, shoot. Don't talk.'' - Tuco

15.9.12

Coffee and Cigarettes - 1


’Bırakmanın güzelliği; bıraktım… Bir tane daha içebilirim çünkü bıraktım.’’
Yıl 1986, Jim Jarmusch(JJ.), Coffee and Cigarettes isimli bir kısa film çeker. Roberto Benigni ve Steven Wright’ın bir kafede kahve ve sigara eşliğinde diyaloglarına tanık olunur.  Bunu iki farklı kısa film daha takip eder. Ardından JJ. Üzerine sekiz tane daha ekler ve hepsini bölümlere ayırarak birleştirir. Karşımıza Coffee and Cigarettes çıkar. E, müziği, insan ilişkilerini ve göz dolduran oyuncuları içerisinde bulunduran bir bağımsız yapıma kim hayır diyebilir?
Kahve ve sigara gibi bir ikilinin, insanları nasıl bir ortak paydada buluşturduğundan yola çıkar filmciklerimiz. Kahvenin siyahı ve sigaranın beyazının nasıl bir tezatlıkla birbirini tamamladığını izleriz. Her birinde camiasında fark yaratmış ilginç kişiliklere tanık oluruz. Her seferinde farklı satır araları doldururuz. Alt metinler yakalarız. Belki bir-iki tanesi zayıftır ama içine girdikten sonra çok da aldırış etmezsiniz. Her bölümü izlediğim sırayla küçük küçük incelemek istiyorum. Hikayeler arasında herhangi bir bütünlük olmadığı için ve belirli bir olay örgüsü bulunmadığı için ‘’spoiler’’ korkunuz olmasın. Güvenli ellerdesiniz.
Filmleri altı film bu hafta , beş film gelecek hafta şeklinde iki parçaya böldüm. İlk bölüme başlayalım.
Strange to Meet You – Seninle Tanışmak İlginçti

Steven Wright – Roberto Benigni
Yazının başında da belirttiğim ilk film. Karşımızda kafein bağımlısı yabancı Roberto Benigni ve Steven Wright. Giriş için doğru bir seçim bu filmciğimiz. İnsanların neden kahve ve sigaraya bu denli sarıldığını anlamamız için yalnızca bir örnek. Aynı zamanda birbiriyle yeni tanışan insanları muhabbete sevk ettiren özelliğini açık açık görüyoruz. Birbirlerini anlamasalar da konuşabiliyorlar. Anlaşabiliyorlar. JJ. bir bakıma ‘’İşte kahve ve sigara budur. İyi seyirler.’’ diyerek girişi yapmış.
Başlarda alışmam ve filme adapte olmam biraz zaman alsa da devamı akıcılıkla ilerledi. Bölümün sonuyla birlikte de derhal kendime bir kahve hazırladım. Filmin böyle de bir büyüsü  var işte. Roberto’nun başarısından bahsetmeye gerek olmaz umarım.
Twins – İkizler

Cinqué Lee – Steve Buscemi – Joie Lee
Seçkinin ikinci filmciği Twins. Bu bölümde karşımıza çıkan ve ilk andan itibaren yüzüme tebessüm getiren kişi Steve Buscemi. Yanındaysa – yanında diyorum çünkü esas karakterler ikizler olsa da Steve Buscemi onların önüne geçiyor – ikizler. Kötü ikiz ve iyi ikiz ibareleriyle yola çıkan hikayemiz belki de hepimizin içinde bulunan zıt yönlerimizi gösteriyor. Bir tarafımız ‘’Evet’’ derken diğer yanımız ‘’Hayır’’ diyor. Filmde de söylendiği gibi : ‘’Bu işler böyledir öyle değil mi?’’.
Yine de diğer bölümlere göre zayıf bir yapı var Twins’de. Strange to Meet You ve Steve Buscemi’den aldığım heyacanla devam edebiliyorum.
Somewhere In California – California’da Bir Yer

Iggy Pop – Tom Waits
Ekibin, meraklısına en keyifli parçalarından biri Somewhere in California. Iggy Pop ve Tom Waits bey amcalar birlikteler. Filmdeki bir istisna dışında her karakterde olduğu gibi kendilerini oynuyorlar.
Sigarayı bırakmak ve yeniden başlamak arasındaki iç çatışmanın tarafları var karşımızda. Aynı zamanda ironi ve ego. Belki de ilerleme konusunda en çok zorlanan masa bu, filmlerimiz arasında. Hem doktor hem müzisyen olma durumuysa ‘’Tıbbın ve müziğin kesiştiği yerde yaşamak’’ demek. Çok hoş.
Those Things’ll Kill Ya – Bu Şeyler Seni Öldürecek

Joseph Rigano – Vinny Vella
Filmciklerimizin en keyif aldığımdayız. Karşımızda JJ.’in Ghost Dog filminde de rol alan ikilisi Joe ve Vinny var. Kahve ve sigara tüketiminde, insanların vazgeçilmez ‘’Akıl hocası’’ burada karşımıza çıkıyor. Filmciğin ismindeki repliği tekrarlayan bir kimse.
Bu bölümdeki diyaloglar oldukça keyifli. Özellikle mizahi yönü öne çıkarılmış olan İtalyan-Amerikan karakterler kişisel beğenim olduğundan dolayı oldukça başarılı buldum bu bölümü. Dilden dile dolaşan ve herkesin bildiği bilgiler yine de ilginç bir şekilde insanları içmekten alıkoyamıyor. Benim gibi bir bünye için anlaması zor bir mesele. Sigara içenlerin kendilerini daha iyi bulabilecekleri bir bölüm.
Renée

Reneé French
Bütünün en az diyaloglu ve en estetik parçası Renée. İsmini karakterimiz Renée French’den alıyor. Bu alımlı görüntünün, incelediği dergiyle birlikte altında yatan şiddeti anlayabiliyoruz. Film içindeki – İkizlerden sonra – en iyi tezatlardan biri. Beklenenden oldukça farklı bir karakter.
Hakkında neredeyse hiç bilgi bulunmayan Renée French’in durumu ise garsonun devamlı kendisinin kim olduğunu sormasıyla oldukça ilginç bir uyum gösteriyor. Bu durumu anlamam ancak film bittikten sonra kendisinin kim olduğunu öğrenmeye çalışmamla gerçekleşti.
No Problem – Sorun Yok

Alex Descas – Isaach De Bankole
Bu haftaki bölümün son kısmı No Problem. Alex ve Isaach’in girift karakterlerini yansıtan bölümümüz, insanların içindeki endişe duygusunun dışa vurumu diyebilirim. Sorunlarıyla yüzleşmeme veya yüzleşememe hali. Böyle durumlarda sigara içmese bile yalnızca kahveyle eşilik etmeye çalışıp dertlerimize derman bulmak isteyen dostların somutlaştırılması oldukça başarılı. Tabii benim çıkarımlarım bunlar. Belki de JJ.’in hiç böyle bir derdi yok. Sanatın güzelliği de burada öyle değil mi?
İzlediklerim arasında biraz da dikkat dağınıklığının da etkisiyle en çok koptuğum filmcik oldu No Problem. Karakterlerin kendini tekrarlaması da bir etken tabii.
-
No Problem’le birlikte on bir kısa filmlik Coffee and Cigarettes’in ilk altı filmini bitirmiş olduk. Geri kalan beş filmle beraber devam edeceğim. Önemli bir nedeni olmamakla birlikte aynı anda bütün parçaları tek bir yazıya toplamak istemedim. Geri kalan kısımların zaman içerisinde yeni anlamlar kazanabilmek gibi bir özelliği de var.
Şu ana kadar önemli isimlerin çok güzel oyunlarını, keyifli diyaloglarını ve uzunluğuna göre dolu dolu alt metinler yakalayabildiğim bir yapım. Detaylar dikkat çekici. Hepsinin deneyimlenmesinde fayda var.  Coffee and Cigarettes: Bir Bütünün İkinci Yarısı’na beklerim. Afiyet olsun.
İzleyin, izlettirin, iyi seyirler…